Kendi yolunu kendi çizen bir ustanın hikayesi - Hasan DOĞAN

Modoko’nun değerli mağaza sahiplerinden Ofis Still’in kurucusu Hasan Doğan aslında az rastlanılır bir başarı öyküsüne sahip. Tüm meziyeti kendi gibi olmak ve doğaya karşı gelmemek

Kendi yolunu kendi çizen bir ustanın hikayesi - Hasan DOĞAN
Kendi yolunu kendi çizen bir ustanın hikayesi - Hasan DOĞAN
Kendi yolunu kendi çizen bir ustanın hikayesi - Hasan DOĞAN

Modoko’nun değerli mağaza sahiplerinden Ofis Still’in kurucusu Hasan Doğan aslında az rastlanılır bir başarı öyküsüne sahip. Tüm meziyeti kendi gibi olmak ve doğaya karşı gelmemek.

1958 yılında Malatya’nın Arguvan kazasına bağlı Ermişli köyünde doğan Hasan Doğan, 5 kişilik bir ailenin 3 erkek çocuğundan biri. İlkokulu köyde, ortaokulu ve liseyi İstanbul’da okudu. 1976 senesinde Haydarpaşa Endüstri Meslek Lisesi, Ağaç İşleri ve Dekorasyon bölümünden mezun olduktan sonra 1978 yılında askere gitti. Hasan Doğan 1987 yılında evlendi, Bilge adında bir kızı, Ali adında bir oğlu oldu.

Mesleğe adım atmanızdaki en büyük etkenlerden biri ne oldu?
Abim Cafer Doğan’ın atölye sahibi olması nedeniyle iş hayatına onunla birlikte başlamış oldum. 1976’dan 1990 yılına kadar abim ile dekorasyon ve inşaat işleri yaptık.

Kimlere hizmet verdiniz bugüne kadar? Park Şamdan, Bebek Badem Ezmecisi ki sanırım dekorasyonu değişmedi hala. Kadıköy Belediyesi’nin nikâh salonları; Ataşehir, Ümraniye ve Üsküdar belediyeleri ve daha nice farklı sektörden insanlara hizmet verdik. Son olarak Koçak Farma İlaç şirketinin Güneşli’deki yeri üzerinde çalıştık. Gebze Belediyesi’nin başkan odalarını yaptık. Sanatçı olarak da Arif Sağ’ın ASM isimli merkezinde çalıştık.

Modoko’da yer alma fikri nereden doğdu? Benim için en ilginç konu budur. Biz Modoko’ya mağaza açalım diye gelmedik. Biz Modoko’ya kiradan kurtulalım diye geldik. Şehir içinde kira vermektense Modoko’da kendimize ait bir yerimiz olsun istedik. 

Bir ofis için en gerekli konu nedir? Rahat bir çalışma ortamı lazım. Ofis ortamı en az eviniz kadar önemlidir. En fazla zaman geçirdiğiniz alanlardır. Burada önemli kararlar verilir, önemli müşterilerinizi ağırlarsınız. Neticede bir imaj dünyasında yaşıyoruz. Kendinize ait bir çizginiz olması lazım. Ofisler o kadar önemlidir ki, bazen bir işin olup olmamasında bile belirleyici olur.

Bana bir ustayı tarif eder misiniz?
Önce karşısındaki kişiye güven vermeli. İkincisi, yaptığı işin baştan savma olmaması lazım. Kalite ve bütçe bir arada değerlendirilmeli. Kime hangi fiyattan ürün yapıyorsa bir diğerine de aynı fiyata yapmalı. Yani ahlaklı olmalı. Bir ustada olması gereken en büyük diğer bir özellik de çalışanlarına saygılı olması gerekir. Çırak yetiştirirken bütün bilgilerini aktarmalı. Bilgi bencili olmamalı, ama bilgiçlik taslayıp karşısındakini ezmemeli. Ortak bir takım gibi çalışmalı.

Bugüne kadar tüm edindiklerinizi ofis ticaretinden mi kazandınız?
Bugüne kadar ne kazandıysam ofis dünyasından kazandım. Çünkü bildiğim işi yaptım. 
Sebebini sorarsanız, “Asiye Nasıl Kurtulur?” adında bir tiyatro oyunu izlemiştim ve hikayesinden çok etkilenmiştim. Oyununu teması; “Herkes bildiği işi yapsındı” Bir de bugüne kadar başkasının malında hiç gözüm olmadı. “O Mercedes’e biniyor ben niye bisiklete biniyorum” diye hiç düşünmedim.

Müşterileriniz sizi hangi özelliğinizden tanır?
Hızlı ve düzgün mal teslim etmemizden tanıyabilir. Ayrıca çok güzel bir konumdayız, Modoko’nun içindeyiz. Mobilya bakmaya gelen insanlar mutlaka buraya gelir. Yurt dışında bir bayilik ağımız yok ama kişiye özel müşteri ağında Belçika, Almanya, Fransa gibi bölgelere gönderdiğimiz ürünler oluyor. Garantisi olmayan bir ürünü asla satmayız. Bizim en büyük ayrıcalığımız servistir. İyi ürünü olmayan firmaların mallarını da satmayız. Ayrıca Grammer Office’in de bayisiyiz. 

Home Office hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bizim yaklaşık 30 senedir uğraştığımız bir konu bu. Size göre yaptığımız bir masa, bir diğer kişiye uygun olmayabiliyor. Evdeki ihtiyaca göre ofis tasarımı yapılıyor. Bu da maliyeti biraz artırıyor.

Sizden ilk işinizi hatırlamanızı istesem…
Abimin yanında çalıştığım için, işleri genellikle o alırdı. Ben okuldan mezun olduğum sırada daha çok detay çizgiler üzerine çalışırdım. 1992’de ilk bilgisayar ile tanıştım ve kendi kendime Auto Cad öğrendim. 

Pahalı mısınız?
Bize göre değil ama müşteriye pahalı gelebiliyor. Müşteri öncelikli olarak “Sağlıklı mı?” bunu düşünmeli. Ürünlerin anti bakteriyel ve insan vücudunun ergonomisine uygun olması gerekiyor.

Çocuklarınız bu meslekle ilgili mi?
Kızım aslında bu işi pek yapmak istemiyor, çünkü pilot olmak istiyor. Endüstri ürün tasarımcılığı ve mimarlık okudu. Oğlum da internet sporlarına yöneldi. Menajerlik yapıyor bir yandan da spor yönetimi okuyor. Kızım şu an benimle birlikte çalışıyor, umarım böyle de devam eder.

Kızınıza bilgilerinizi yeterince aktarabildiniz mi? Ben yaz tatillerinde kızıma tahta kalıp, kum kalıp, 3D programları da olmak üzere her detayı öğrettim. Temennim bu mesleğe devam etmesi. Türkiye’de mobilya firmalarının ömründe 50 yılı bulan yok. Başındaki insan ne kadar yaşarsa eli ayağı ne kadar tutuyorsa o kadar 
sürüyor. Geriden gelen birilerinin olması lazım. Bir Fransız mobilya firmasına baktığınızda 1800’lerden beri devam ettiğini görürsünüz. Ne kadar pahalı olduğunu düşünebiliyor musunuz? Devam etmek ve insan yetiştirmek çok önemli. 

Son olarak Modoko Camiası ve tüm arkadaşlarınız için neler söylemek istersiniz?
Geçmişten günümüze değin emek vermiş tüm ortaklarıma, Modoko Yönetim Kurulu’ndaki çalışma arkadaşlarıma, Ofis Still’in çalışma ortağı Mustafa Tekin ve Ofis Still çalışanlarına bu sayfa aracılığıyla teşekkür ederim. Modoko camiası içinde vefat eden tüm dostlarıma Allah’tan rahmet diliyorum. Burası çok önemli bir yerdir ve onlar bizlere çok önemli bir alan emanet ettiler.
Ofis Still’in uzun ömürlü olmasını diliyor, Modoko Ailesi adına bu keyifli anıyı bize bıraktığınız için teşekkür ediyoruz.